18 Şubat 2009 Çarşamba

İzi Kalmış Hatıraların


Öylece akıp gidiyor hayat. Geride çöp olmuş bir kaç parça anı. Bazen küçük bir notla bazen de kurutulmuş çiçeklerle çıkıyor eski defter aralarından.
Son sayfasına gelinmeden köşeye konmuş ajandalar, şimdilerde kulağının pamukları sökülmüş o çok değerli oyuncak, parmak izi hala üzerinde olabilecek sararmış bir sayfa mektup duruyor. Geçmişe kanıt olsun diye..inatla...
Hatıralar eskidikçe mi yoksa yaş ilerledikce mi yitiriyor anlamını?
Zamanla kabuk kabuk olup dökülüyor mü kırgınlıklar?
Affedilmeyenler affedilir; hatta yoldan geçerken omzunun bir saniyelik değdiği insanlara mı dönüşüyor o yücelttiklerin?
Kimi zaman hayallerle büyütüp hayatının merkezine oturttukların, kimi zaman uğruna gözyaşı döküp kuru kuru sarhoş oldukların şimdi hangi hayatın kahramı sence?
Senin derin karanlıkta boğulup uyuyamadığın gecelerin, onlarınsa sıcaklığından güç aldığı birşeyleri var belki de.
Belki de bir yarım kol kalmıstır geriye. Kesilmiştir tüm fotograflar birbirine sarıldıkları noktadan. Özene bezene seçtiğin o kazak başka bir teni ısıtıyordur.
Senin için değildir artık o şarkılar. Başka kulaklara fısıldanıyordur.
Kim bilir kaç günde tükettiler tüm yaşananları kaç kalemde sildiler.
Şimdi toplanma vaktiyse eğer, çöpe dönüşmüşse yaşamın, bir poşetle toplanır belki. Deneyebilirsen; varsa cesaretin, hiçbir zaman boş sayfalarını dolduramayacağın o ajandanı çöpe atmakla başla güne. yepyeni bir hayata bomboş bir sayfayla...

0 yorum: