
Sen hangi masalın prensesisin?
Hangi düşler ülkesinin?
İyiler kazanır ya hep masallarda..
Çirkini hatırlamaz.. Kin beslemez...
Mutsuz sonları hiç olmaz..
Bu yüzden mi kırgınlıkların yosun tutmaz hayata?
Kök salmaz mı içinde öfken?
Her pişman dönüşe kucak mı açar yüreğin?
Nedeni olmaz. Niçini olmaz..
Sorgusuz bedeninin yeniden denemeye cesareti var mıdır hep?
Sen hangi masalın prensesisin?
Bir masalın yok mu yoksa?
Saçlarını sarkıttığın bir kalen, zehirli elmayı yedikten sonra seni öpecek bir prensin? Yoksa o kristal ayakkabı hiç mi olmadı ayağına?
Kesişmedi mi yolların, görmedin mi o beyaz atı ormanda?
Tek prensesi olmak isterken farklı hayatların kendi masallarında; ansızın iki yağmur arası beliren gökkuşağı renginde mi kaldı yaşatabildiklerin?
Küçük bir filizin kök salma arzusuyla büyürken, anlamsız fırtınalarda kaybolanlardan mı oldu yüreğin ?
Evvel zaman içinde mi yitirdin kendini. Kabur zaman içinde mi vazgeçtin?
Balkabağına dönüştü de araban sen mi farketmedin?
Kaç kurbağıyı prense dönüştürdün ve kaçından vazgeçtin?
Yoksa bilinmeyen bir ülkenin bilinmeyen bir prensesi oldun da hiç mi farkedilmedin...


5 yorum:
Süper olmuş
Eminim ki senin yazılarında herkes kendinden bir şeyler buluyordur :)))
ben buldum şahsen :)
diğer yazılarda da, ayrıca.
Oturdum yazının sonunda ciddi ciddi düşündüm yahu:)acaba hangisiyim diye ama şu sıralar altın kız ve 3 ayılara ancak uyuyorum sanırım.
Harika olmus tebrik ederim.
Sen zaten Cadi prensessin.
Saygilar
Yorum Gönder