Anlatmak istediğim Noel babanın yanındaki ren geyikleri değil. Noel için bir aydır süregelen saçmalıklar bütünü. Kimilerinin klişeleşmiş hayalleri, kimilerinin alışveriş çılgınlığı. Ama en önemlisi televizyon ve gazetelerde yer alan belirli bir kronolojiye sahip yaşanan olayların üzerinden geçilip yorumlanması.
Neyse ki bitti. 1 Ocak 2008’ i de atlatan herkes için bu işkence son bulacak. Birçoğumuz dünden kalma alkol tadında uyanırken yeni bir yılın sadece yazılışında farklılık yarattığını fark edecek ve normal bir güne biraz daha alkollü biraz daha fazla baş ağrısıyla merhaba diyecek.
Dün söylenen tüm o ağdalı dileklerin yerini aslında çekip gittiği sanılan ama hala yanı başında olduğunu gördüğün sorunlar alacak. Ve boşalmış bir cüzdanla yüzleşmenize neden olacak.
Biraz acımasız mı oldum?
Hayal kurmayı severim aslında. Benim gıcıklığım koca bir senenin tüm iyimserliğini tek bir gün üzerine kurulmasında. Hayaller, dilekler özel günlerle sınırlı olmamalı. Normal bir günde de insanlar umutlarını üzerlerinde taşıyabilmeli. Öyle ki sıradan bir Pazartesi gününü sendromsuz geçirebilmeli insan.
Ne yazarsam yazayım bunun değişmeyeceğini biliyorum aslında. Ayrıntılara takılıp üzülen insanların aynı ayrıntıcı tavrı mutlu olmak için kullanmadığının farkındayım.
Madem başlangıçlar bizim için haftanın ilk günü aybaşları ya da yılbaşlarına rast geliyor o zaman bari bunu ciddiye alıp kararlarımıza sadık kalmaya çalışalım.
Yeni yıl dilekleri güzellik yarışmasında birinci olmuş kişilerin sadece lafta kalacağı herkes tarafından bilinen ütopik dilekler olmasından bir adım ötede olsun. Yaşam kadar gerçek ve uygulanabilir olsun. Bütün bir sene mutluluk dileyenler gerçekten mutlu olmak için çaba gösterebilsin.
Bu yıl ve tüm geçen yıllar için tek dileğim herkesin kendi gibi olabileceği cesarete sahip olması, dileklerinin peşinden koşabilecek kadar cesur olması..


0 yorum:
Yorum Gönder